İlk Fizyoterapi Seansında Neler Yapılır?
İlk fizyoterapi seansı genellikle hekim yönlendirmesinin ve varsa tetkik sonuçlarının gözden geçirilmesiyle başlar, ardından şikâyetin öyküsü dinlenir, fiziksel muayene ve postür değerlendirmesi yapılır ve seans sonunda genel bir bilgilendirme paylaşılır. Kasım 2025'te yürürlüğe giren Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği'ne göre bu değerlendirme, sonraki sürecin temelini oluşturur ve kişiden kişiye farklı ilerler.
Bu genel çerçeve, Gloria Sports Arena'da yaklaşık 2 yıl, Bayındır Söğütözü Hastanesi'nde ise yaklaşık 9 yıl çalışmış ve bugün Ümitköy'de bireysel seanslarla çalışan bir fizyoterapistin klinik gözlemine dayanır.

İlk Seans Öncesinde Nasıl Bir Hazırlık Yapılır?
Fizyoterapist tanı koyan bir meslek grubu değildir. Bu yüzden ilk seans öncesinde genellikle hekim değerlendirmesi ve varsa görüntüleme sonuçları gözden geçirilir. Kişinin şikâyeti, hekim yönlendirmesi ve daha önce yapılmış tetkikler bu aşamada bir araya getirilir.
Örneğin boyun ağrısıyla gelen ve elinde hekiminden aldığı bir yönlendirme bulunan biri için önce bu bilgi incelenir. Ardından kişiye şikâyetinin ne zaman başladığı ve günlük hayatını nasıl etkilediği sorulur.
Bu aşamada kişiden randevu öncesinde varsa önceki tetkik ve rapor sonuçlarını getirmesi istenebilir. Böylece seans süresi bilgi toplamaya değil, doğrudan değerlendirmeye ayrılabilir.
Öykü Alma ve Şikâyetin Değerlendirilmesi Nasıl İlerler?
Seansın ilk bölümü genellikle öykü alma ile başlar. Şikâyetin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı, hangi hareketlerle arttığı ya da azaldığı ve günlük yaşamı nasıl etkilediği bu bölümde ele alınır.
Diyelim ki Çayyolu'ndan gelen ve diz ameliyatı sonrası ilk seansına katılan biri var. Bu kişiye önce ameliyatın ne zaman yapıldığı, hekiminin verdiği talimatlar ve o ana kadar yürüme ya da merdiven inip çıkma gibi günlük hareketlerde ne kadar zorlandığı sorulur.
Bu bölümde amaç kişinin şikâyetini kendi günlük yaşamı içinde anlamaktır. Aynı şikâyet farklı kişilerde farklı şekilde günlük hayatı etkileyebileceği için öykü alma, sonraki aşamaların temelini oluşturur.

Fiziksel Muayene ve Postür Değerlendirmesi Nelerden Oluşur?
Öykü alındıktan sonra fiziksel muayeneye geçilir. Bu aşamada eklem hareket açıklığı, kas yapısı ve varsa şişlik ya da hassasiyet gibi bulgular gözlemlenir. Postür değerlendirmesi de genellikle bu bölümde yapılır.
Örneğin gün boyu masa başında çalışan ve omuz ağrısıyla gelen biri için ayakta dururken omuz ve baş pozisyonu, oturma pozisyonu ve omurga eğrileri birlikte değerlendirilir. Omurga boyun bölgesinde yedi, sırt bölgesinde on iki, bel bölgesinde ise beş omurdan oluşur ve bu bölgelerin birbiriyle ilişkisi postür değerlendirmesinde dikkate alınır.
Bu değerlendirme sonucunda şikâyetin yalnızca ağrının olduğu bölgeyle sınırlı olmadığı, bazen uzak bir bölgedeki hareket kısıtlılığının da etkili olabileceği görülebilir.
Hareket ve Kuvvet Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?
Fiziksel muayenenin ardından kişiden belirli hareketleri yapması istenir. Bu hareketler sırasında ağrının ortaya çıktığı nokta, hareket açıklığı ve kas kuvveti gözlemlenir.
Örneğin bel ağrısıyla gelen biri için öne eğilme, yana dönme ve bacak kaldırma gibi basit hareketler sırasında ağrının nerede ve ne zaman hissedildiği not edilir. Bu gözlemler, sonraki sürecin hangi yönde şekillenebileceğine ışık tutar.
Bu aşamada kişiden kendi kendine ağır bir hareketi zorlaması istenmez. Ağrı hissedilirse hareket durdurulur ve bu bilgi değerlendirmeye not edilir.
Seans Sonunda Hangi Bilgiler Paylaşılır?
İlk seansın sonunda genellikle değerlendirme bulguları kişiyle paylaşılır. Şikâyetin genel çerçevesi, hangi alanlarda çalışılabileceği ve sürecin nasıl ilerleyebileceği hakkında bilgi verilir.
Örneğin lipödem ön tanısıyla gelen ve egzersiz yaklaşımını merak eden biri için değerlendirme sonrasında genel olarak hangi egzersiz türlerinin ele alınabileceği ve sürecin nasıl bir mantıkla ilerleyebileceği anlatılır. Kişiye özel set ve tekrar sayıları ilk seansta değil, değerlendirme tamamlandıktan sonra netleşir.
Seans sonunda kişiye ayrıca günlük hayatta dikkat edebileceği genel noktalar hakkında bilgi verilebilir. Ancak bu bilgi, kişiye özel bir reçete değil, genel ve güvenli düzeyde kalan bir yönlendirmedir. Egzersiz sırasında ağrı artarsa hareket durdurulmalı ve hekime ya da fizyoterapistine danışılmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
İlk fizyoterapi seansı ne kadar sürer?
Seansın süresi kişinin şikâyetine ve değerlendirmenin kapsamına göre değişir. Önceden belirlenmiş sabit bir süre söz konusu değildir, bu nedenle genel bir süre vermek yerine değerlendirme sırasında bilgi verilir.
İlk seansa giderken hekim raporu zorunlu mu?
Fizyoterapist tanı koymaz, bu yüzden hekim değerlendirmesi ve varsa tetkik sonuçları sürecin başında önemlidir. Elde bir rapor veya yönlendirme varsa randevu öncesinde getirilmesi önerilir.
İlk seansta egzersiz yapılır mı?
İlk seans ağırlıklı olarak öykü alma, fiziksel muayene ve postür değerlendirmesine ayrılır. Kişiye özel egzersiz içeriği genellikle değerlendirme tamamlandıktan sonra netleşir.
Değerlendirme sonrasında süreç nasıl ilerler?
Değerlendirme bulguları kişiyle paylaşıldıktan sonra sonraki seanslar, hekim yönlendirmesi ve fizyoterapistin değerlendirmesine göre planlanır. Süreç kişiden kişiye farklı ilerleyebilir.
Özetle ilk fizyoterapi seansı genel olarak şu akışta ilerler.
- Hekim değerlendirmesi ve varsa tetkikler önceden gözden geçirilir.
- Şikâyetin öyküsü dinlenir ve günlük yaşama etkisi anlaşılmaya çalışılır.
- Fiziksel muayene ve postür değerlendirmesi yapılır.
- Basit hareketlerle ağrı ve kuvvet gözlemlenir.
- Seans sonunda bulgular kişiyle paylaşılır ve sonraki süreç hakkında bilgi verilir.
